Cuma, Eylül 30, 2011
Salı, Eylül 06, 2011
Kaldirimlar
Kaldirim genisletme calismalari var yolda. Cevre sakinleri galeyana gelmis. Ne yapacagiz kaldirimi, yolu neden daraltiyorsunuz diye cikisiyorlar gorevlilere. Adam "ama burasi tek yon" diye aciklamaya calisiyor. Biri atliyor ortaya, "gormuyor musun her yonden araba geliyor" diyor. Kaapanista yasli bir teyze cikiyor sahneye: "ne yapacagiz bu kadar kaldirimi? Gazino mu acacagiz?"
Le corbusier'nin 30'larda kaleme aldigi bir metin okumustum gecenlerde. Modern sehircilik uzerine. O zamanlar dunyanin icine etme virusu yalnizca sermayenin bunyesinde yasiyormus gibi bir havasi vardi anlatilan sorunlar ve cozumlerde. Yasami degistirme ve uretme kavgasinda cepheler ortadan kalkmis artik. Alan savunmasindan adam adama savunmaya gecis yapmak lazim.
Pazartesi, Ağustos 15, 2011
I am sitting in a room different from the one you are in now. I am recording the sound of my speaking voice and I am going to play it back into the room again and again until the resonant frequencies of the room reinforce themselves so that any semblance of my speech, with perhaps the exception of rhythm, is destroyed. What you will hear, then, are the natural resonant frequencies of the room articulated by speech. I regard this activity not so much as a demonstration of a physical fact, but more as a way to smooth out any irregularities my speech might have. Alvin Lucier
Pazartesi, Ağustos 01, 2011
tohumlar
"hepimiz günahkarız. yanlışlar yapıyoruz. bu dünyada günah işlememiş bir allahın kulu bulamazsınız. ama insan uğraşır durur; üzerini örtemezse kökünden sökmeye çalışır günahını. ruhundan atmak, unutmak için... yeni bir günahın yaklaştığını hissettiğimizde başka bir yola sapıveririz.
...
çocuklar ana-babalarının günahları için acı çeker. yabani bir hayvanı öldürdüm farzedelim. günah işledim. masum bir ruhu öldürdüm. ailem için. sonra etini çocuğuma verdim. günahlarımın bir kısmı çocuğuma da geçti. çocuğum bir günahkar. benden günahı devraldı. eti yedi. hepsi bu."
Wojciech Kasperski - Nasiona AKA The Seeds (2006)
...
çocuklar ana-babalarının günahları için acı çeker. yabani bir hayvanı öldürdüm farzedelim. günah işledim. masum bir ruhu öldürdüm. ailem için. sonra etini çocuğuma verdim. günahlarımın bir kısmı çocuğuma da geçti. çocuğum bir günahkar. benden günahı devraldı. eti yedi. hepsi bu."
Wojciech Kasperski - Nasiona AKA The Seeds (2006)
Salı, Temmuz 26, 2011
Kamu sikismasi
Sehristanbul'un buyuklerimiz tarafindan yuksek modernite eseri olarak tanitilip mimarisine ovguler duzulen kamu binalarinda tuvaletlerin tamamina yakininin kilitlenerek personelin kullanimina hasredilmesi, aganin bokunun ustune bok yapilmadigi tebaa devri nostaljisiyle beraber vatandasin sicmigina duyulan guvensizligin bir disavurumudur. Kamusal alanin orta yerine sicip duvarlari bokumuzla sivamak fantazisiyle kizarir yanaklarimiz. Ne ki isyan sinirlerimiz alinmistir cok onceden. Kamu hizmetinin gonulsuz buzuk-building'ci nesnesi olarak isimizin gorulmesini bekleriz sessizce.
Pazartesi, Temmuz 25, 2011
Kostello on the rocks
Resmin ust yaninda gorunen kaplumbagayi elvis costello'ya benzetmistim ama uzun tirnaklarina bakilirsa bir disi kendisi. Costello'nun disi karsiligi ne olabilir diye dusunmek abesle istigal etmek midir? Filhakika, ironinin altinda saklanan dev buzdagi, erkek cinsine mahsus bir mulk mudur?
Cumartesi, Temmuz 23, 2011
Çarşamba, Temmuz 20, 2011
kendi kendine yanmaz hiçbir şey
neredeyse 20 yıldır her dinlediğimde içimi neşeyle dolduran yorulmaz şarkı. enerjisinden hiçbir şey kaybetmemiş olduğunu keşfetmek güzel bir duygu.
chumbawamba - give the anarchist a cigarette
chumbawamba - give the anarchist a cigarette
Salı, Temmuz 19, 2011
Kacis noktasi
Yon bulma kavrayisi zayif bir insan olarak sokaklarda kaybolmaya aliskinim. Zayifligin inatla tekrari, bir tur savunma mekanizmasi gelistirmenize neden oluyor. Kaybolmus olmak tasasiz salinmanin mazeretine donusuyor. Kuskusuz, teorim sokaklarla ilgili. Dogasinda bir butunluk duygusu tasiyan sokaklar. Nerede olursaniz olun sokaktasiniz. Ama binalar oyle degil. Binalar soguk. Icinde olmak yetmez; belirli bir noktasinda, belirli bir saatte bulunmanizi ister. Daireleri, cokgenleri ve akla gelmez hodbinlikleri iceren turlu geometrileriyle, cirkin bir dongunun zavalli kuklasi yapar kisiyi. Kisi bu, doner. Simetrisi ergiyene dek...
Pazartesi, Temmuz 18, 2011
totoş'u takdimimdir
panda kırması kedi totoş, iki adım yürüyüp kıçını devirmeden önce masanın altında antin kuntin işlerle uğraşırken tuğba tarafından görüntülendi.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


